Sensiz geçen her saniye ıslanıyorum aşkın yamurunda!!!
• 3/6/2007 - Su tüketimini azaltmak sizin elinizde...
- Musluklarınızı, sifonlarınız, daima bakımlı tutun. Bozuk olanları hemen onarın. Çünkü saniyede bir damla akan su, yılda 3 metreküplük yani 3 tonluk bir tüketime tekabül eder.
- Çamaşır ve bulaşık makineleri bir defada ortalama 40 litre su tüketmektedir. Makinelerinizi tam doldurmadan çalıştırmayın ve kısa programları tercih edin.
- Banyo yerine duşu tercih edin. Bir duşta ortalama 50 litre su, bir banyoda 150 litre su tüketilir.
- Tek bir kişi yılda ortalama 49.140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre % 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır. Rezervuarların boyutunu küçültün. 12-20 litrelik yerine 6-7 litrelik ve kademeli rezervuarları tercih edin.
- Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.
- Traş olurken, ellerinizi yıkarken, dişlerinizi fırçalarken, bulaşıkları sabunlarken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur. Bu işleri yaparken musluğu ihtiyacınız olduğu kadar açın.
- İçme suyu dışındaki suları birkaç kez kullanmaya çalışın. Sebze ve meyve yıkadığınız suyla çiçekleri ve bahçeleri sulayabilir, temizlik yapabilirsiniz.
- Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın. Temizlikte sıvı sabun, toz sabun gibi doğal esaslı olanları tercih edin. (Hem doğaya zarar vermez hem de daha az suyla durulanabilir.) Diğer kimyasal deterjanların (petrol türevi temizleyiciler) doğal ortam için sakıncılarının yanı sıra bol suyla durulanmaları gerekir.
- Otomobilinizi ve balkonlarınızı hortumla yıkamak yerine silerek veya kova ve sünger kullanarak temizleyin. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.
- Su basmasını engellemek için evden çıkarken ana vanayı kapatmayı unutmayın.
- Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.
- Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.
- Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.
- Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.
Bu kurallara okur sanız ve okuduğunuz gibi uygularsanız, emiynim ki su sıkıntısını biraz olsun azaltırsınız.
Alıntıdır ancak benimde katkım vardır.
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/5/2007 - Atmosferdeki Tehlike
Atmosferdeki Tehlike
Ortalama atmosfer sıcaklığının artmasına küresel ısınma adı veriliyor. Bu artışın nedenini şöyle açıklaya biliriz: Dünya’mızın atmosferi kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar kullandığımız için kalınlaşıyor ve ısıyı içinde hapsediyor. Bu da küresel ısınmaya yol açıyor. 1850 yılından beri yer küre yaklaşık 1 derece ısındı. İlk başta bu küçük bir artış gibi görünebilir. Ancak etkisi oldukça büyük.
İşte çarpıcı bir örnek daha: Antarktika ve Kuzey Kutbu’ndaki deniz buzları eriyor. Bu büyük erime normalden daha fazla kar yağışına neden oluyor. Kar yağışındaki artışta yaban hayatını etkiliyor. Antarktika’da yaşayan penguenler yumurtalarını bırakacak yer bulamıyor. Yumurtalarını genellikle ilk baharda kuru toprağa bırakan penguenler bugün karların arasına bırakmak zorunda. Eriyen karlar ise yumurtalara zarar veriyor ve penguenlerin nüfusu giderek azalıyor.
Dünya’nın daha sıcak bölgeleri olan tropikal bölgeler de küresel ısınmadan payını alıyor. Buna en güzel örnek, mercan poliplerinin oluşturduğu resifler. Mercan resimleri rengarenktir. Burada binlerce balık ve bitki yaşar. Ancak küresel ısınma onları da tehdit ediyor.
Çünkü okyanuslar giderek ısınıyor. Resifleri çevreleyen su çok sıcak olduğundan polipler ölüyor. Böylece rengarenk resifler giderek beyazlaşıyor ve ölüyor. Bir resif öldüğünde orada yaşayan canlılar kendilerine yeni bir ev bulmak zorunda.
Kids Dergisinden Alıntıdır.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 22/4/2007 - Bolu'da yeni bir çekirge türü bulundu
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, Bolua ve Koroglus'tan sonra Bolu'ya özgü yeni bir çekirge türünün daha ortaya çıktığını söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bolu bölgesinde keşfedilen yeni çekirge türüne 'Parapholidoptera Belen' isminin verildiğini ifade ederek, 'Aynı isimle 'Transactions of the American Entomological Society' adlı dergide yayınlanan tür böylelikle bilim literatürüne de girmiş oldu' dedi.
Yrd. Doç. Dr. Ünal, yeni bulunan çekirgeye ilk olarak 2004 yılında, Bolu'nun Göynük At Yaylası Köroğlu Kayası civarında rastlandığı bilgisini aldıklarını ve bu bilgi üzerine çalışma başlattıklarını, Batı Karadeniz Bölgesinin canlı çeşitliliği açısından çok zengin olduğunu, jeolojik geçmişin, farklı iklimsel şartların ve topoğrafik yapının bu çeşitliliğe neden olduğunu belirtti.
Bu yeni çekirge türünün, hafif çalılık ve yüksek otların bulunduğu yerlerde yaşadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ünal, 'Bu çekirge türü daha çok Temmuz ve Ağustos aylarında görülüyor, diğer böcekleri yiyerek beslendiği için faydalı kabul edilen bu tür fazla yaşamıyor. Sonbaharda yumurtalarını bırakan bu hayvanlar, daha sonra ölüyorlar' diye konuştu.
Daha önce 'Bolua' ve sadece Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yaşayan 'Koroglus' isimli çekirge cinsleri de Bolu'ya özgü canlı türleri olarak literatüre geçmişti.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 22/4/2007 - Dinazorlar Neden yok oldu?
Bilim adamları, dinazorların, dünyaya göktaşının çarpmasından önce yok olmak üzere olduğunu bildirdi
Yeni Zelanda'nın Massey Üniversitesi'nden Profesör David Penny ile Oxford Üniversitesi'nden evrim uzmanı Dr. Matt Phillips, ''Trends in Ecology and Evolution'' adlı Yeni Zelanda dergisindeki makalelerinde, dinozorların neslinin tükenmesine yol açan göktaşı teorisinin yeniden gözden geçirilmesi yönünde görüş bildirdi.
Bilim adamları, ''Jeofizikçiler 25 yılda, dinozorlar ile pterozorların neslinin tükenmesinin başlıca nedeninin dünyaya göktaşı çarpması olduğu konusunda en ufak bir kanıt ileri sürmedi'' dedi.
Dinozorların neslinin dünyaya göktaşının çarpması yüzünden tükendiğini ifade eden teoride, ''kuşlar ve memelilerin, 65 milyon yıl önce 'Kretase' (Tebeşir Dönemi: 136-65 milyon yıl önce) sonunda göktaşının dünyaya çarpmasından sonra yeryüzünde gelişmeye başladığı'' ifade ediliyor.
Bilim adamları, 80-90 milyon yıl önce çeşitlenmeye başlayan kuşlar ile memelilerin, 20-30 milyon yıl önce sayıca dinozorların önüne geçmeye başladığını belirtti.
David Penny, ''dinozorların neslinin tükendiği dönem ve kuşlar ile memelilerin çoğaldığı dönemin belirlenmesi amacıyla, fosillerin incelenmesi yoluyla, farklı türdeki dinozorların, kuşların ve memelilerin yeryüzünde yaşadığı dönemin öğrenilebileceğini'' kaydetti.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 21/4/2007 - Köpek balıklarının sayısı azalıyor.
KÖPEKBALIĞI SAYISI AZALIYOR!
Science 17 Ocak 2003 sayısında köpekbalığı populasyonunda hızlı bir azalma olduğuna değiniliyor.
Geçen ay (Ocak), Science dergisinde yayınlanan bulgular, Kuzeybatı Atlantik'teki farklı köpekbalığı türlerinde nüfusun 1/4'e düştüğünü açıklıyor.
Diğer köpekbalığı türlerinin (Makro türü hariç), sayısı yarıdan daha aza inmiş durumda.
En büyük populasyon azalması %89 ile çakişbaşlarda görülüyor.
Bu çöküş, köpekbalıklarının deniz hayatında besi zincirinin önemli halkası olması nedeni ile, araştırmacılarca deniz ekosistemlerinde yeni ve büyük değişimlerin habercisi olabilir.
Bu yüzden, araştırmacılar; köpekbalıklarının da deniz kaplumbağaları ve ton balıkları gibi koruyucu mevzuat altına alınmalarını öneriyorlar | |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|